Varoluşsal Psikoterapi

Modern ve metropol yaşamının getirdiği yalnızlık, sosyal izolasyon, yabancılaşma, hayatın anlamsızlığı, tekdüze yaşam ikilemleri.. 

İnsan davranışları olarak geçen psikolojinin ışığında ilerleyen psikoterapinin tek amacı psikolojik hastalıkları, bozuklukları çözmek gibi algılanır. Ama gerçek hiç öyle değildir.

Baktığınız zaman danışanlarımın bir çoğunda ağır psikolojik bozukluklar yok.

Zaten artık kimseyi bu insan hasta, bozukluk var diye damgalamıyoruz. Daha yeni nesil, günümüz insanlarının problemlerine eğiliyoruz. İlk insandan beri varolan bir durum varoluşsal sorgular. Bı da varoluşsal psikoterapi kapısını açıyor bize. 

Varoluşsal Psikoterapi Nedir?

Geçmiş filozofların ışığında oluşturulan varoluşsal psikoterapi bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım diğerlerine göre daha kendine has bir tutum sergiler. 4 konuya yoğunlaşır:

  • Ölüm 
  • Özgürlük 
  • Varoluşsal Kaygılar
  • Yalnızlık

Nasıl ki sadece varoluşsal psikoterapi için değil, her psikoterapi yaklaşımı için kişiye özel diyorsak, buradaki konulara yaklaşım da kişiye özeldir. Herkesin bu konulara yüklediği anlam, bu konuları tanımlama şekli farklıdır. 

Amaç – Sonuç

Hayattaki amacım ne? Ne yapıyorum? Ne yapmalıyım? Neden buradayım? Yalnızlık nedir? gibi soruları güvenli bir ortamda sorup bir psikolog olarak benim cevaplarımı değilde kendi cevaplarınızı bulmak. 

 

Her şey cevap değil. 

Varoluşsal Psikoterapi de danışanlarımla sadece cevap aramıyor, bu soruların yarattığı çatışmayla nasıl başa çıkılır ona da yoğunlaşıyoruz. 

İstanbul Cİhangir’de ve internetin olduğu her yerde.

ŞİMDİ ARAYIN